Fantastik Dünyalar

February 23, 2018

 

Fark ediyorum ki, son zamanlarda "fanteziye duyulan bir bağımlılık" gelişiyor. Kendinden uzaklaşma, gerçek dışı onay ve kabullerin olduğu, gerçek dışı güven vaad eden bir hayal dünyası yaşantısı var.

 

Bu bana kibritçi kız masalını hatırlatıyor. Kibrit satarken soğuktan donmamak için hayaller kuran, bir rüyanın içinde yok olup giden bir kız çocuğu hikayesi.

 

Özellikle zor koşullarda ruhsal ve bedensel mücadeleler veren kadın danışanlarımda bunu gözlemliyorum. Sıkıntılarının bilişsel yani zihinsel olarak farkında olan, duygularını ifade etmeyi bilen, travmatize olmuş bu güçlü kadınlar, içsel güçlerine kör olmuş vaziyetteler. Bu körlük onları bir fantezi dünyasına sürüklüyor maalesef. 

 

Başınıza ne gelirse gelsin, korkunç,vahim, dehşet verici sıfatlarını seçerek tanımladığınız her ne ise, ruhunuzda ve bedeninizde her ne yarattıysa, ruh da beden de iyileşir! Buna programlıdır, doğal işleyiş  yaşamı ve varoluşu koruma adına sistemli bir şekilde çalışır. 

 

İyileşme yönündeki blokajları kişi kendi oluşturur. Engellenme kişinin ta kendisi tarafından gerçekleşir. Kulağa tuhaf gelebiliyor biliyorum, insan kötü hissederken neden iyileşmek istemesin ki...

 

  Zihinsel bir takım inanışlara tutunarak değişimi reddetmek, olabileceğin en iyisini hafife almaktan kaynaklanır. 

 

Her insanda doğal olarak var olan değiştirme ve dönüştürme gücü bastırılmışsa şayet, kişi fantastik bir dünyaya ihtiyaç duyar. Çünkü içeride bir yerde bilir ki fazlası mümkün... Harekete geçmektense zihninde yarattığı bir takım iyi haller az da olsa tatmin sağlar, hayatı daha KATLANILABİLİR kılar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload