Psikoterapi Sürecine Dair...

Gözün görebildiği uç noktanın da ötesinde dünyanın varlığı devam etmektedir. Her zaman görünenden fazlası vardır hayatta: insana dair ve dünyaya dair. Görebildiğimiz ve ötesine dair değişken ihtiyaçlar vardır; bunları keşfedebilmek için de göz erimini yani ufuk çizgisini genişletmek gerekir.

Var olduğunu bildiğimiz -hissettiğimiz- ama çoğu zaman görmekte zorlandığımız “ufuk çizgisinin ötesini” keşfe çıkmaktır psikoterapi sürecinde olmak.

Pek çok şey bilebiliriz; fakat bu, bilineni kavradığımız anlamına gelmez.

Duygularımızın ve mantıksal tepkilerimizin iç içe geçtiği kimi sıkıntıları çözümlemekte zorlanabiliriz. Böyle zamanlarda olup biteni tanımlamak önemlidir. Tanımlamalar, hayatımıza yön veren dinamikleri ifade eder.

Yaşantılar dile getirilir, dile gelenler hikayeleşir, hikayeler ise öğretir.

Dış dünyada olup biten ne varsa iç dünyamızdan beslenir. Ruhun bir beslenme şekli vardır. İşte tam da bu yüzden ruhsal ihtiyaçlara uygun beslenmek önemlidir. Aksi halde vücudumuz bir takım sinyaller vermeye başlayabilir.

Bazı insanlar migrenden yakınır, kimisi uyuyamaz, kimisi kalp krizi geçiriyormuşçasına bir çarpıntı hissinden söz eder, kimisi sırt ağrılarından yakınır... ve daha nice farklı örnekler sıralanabilir.

Sıkıntı haline dair bu tarifler, vücudumuzun göz eriminin ötesine dair sinyalleridir. Bu sinyalleri ihmal etmeyin ki, sıkıntılar hayatınıza nüfuz etmesin.